Roma İmparatorluğu'nun Anadolu'ya yayıldığı dönemde Assos, stratejik konumu ve verimli limanı sayesinde önemini korudu. Aziz Pavlus'un ziyareti ve Roma yapılarının izleri, bu dönemin günümüze ulaşan tanıkları arasındadır.
MÖ 133 yılında Bergama Krallığı'nın topraklarını Roma'ya bırakmasıyla birlikte Assos da Roma İmparatorluğu'nun bir parçası oldu. Bu geçiş, kente yeni bir yapılaşma dalgası ve değişen bir demografik yapı getirdi.
Roma Döneminde Kentsel Gelişim
Romalılar, Assos'ta var olan altyapıyı geliştirdi ve yeni yapılar inşa etti. Liman genişletildi, rıhtım duvarları güçlendirildi. Agora çevresindeki sütunlu yollar (stoa) yeniden düzenlendi. Su kemerleri ve hamamlar, Roma kentsel yaşamının vazgeçilmez unsurları olarak kente kazandırıldı. Tiyatronun kapasitesi büyütüldü ve sahnesi yenilendi. Bu dönemde Assos, Mysia bölgesinin önemli ticaret ve kültür merkezlerinden biri olma özelliğini sürdürdü.
Aziz Pavlus'un Assos Ziyareti
Hristiyanlığın yayılma sürecinin belgelenmiş bir tanığı olan Assos, Aziz Pavlus'u MS 57 yılında ağırladı. İncil'in Elçilerin İşleri bölümünde (20:13-14) anlatılan bu ziyarette Pavlus, Troas'tan (Truva) kara yoluyla Assos'a gelmiş, burada gemiye binerek Midilli'ye geçmiştir. Bu kısa konaklama, kenti Hristiyanlık tarihinin önemli bir noktası haline getirmiştir.
Geç Antik Çağ ve Hristiyanlığın Yükselişi
MS 3. ve 4. yüzyıllarda Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte Assos'taki pagan tapınakları işlevini yitirmeye başladı. Athena Tapınağı bir dönem kiliseye dönüştürüldü. Geç Roma döneminde kentin nüfusu giderek azaldı; MS 7. yüzyıldaki Arap akınları ise kentin tarihi açısından önemli bir kırılma noktası oluşturdu.
Roma Mirasının Bugünkü İzleri
Bugün Assos'ta Roma dönemine ait bazı mimari parçalar hâlâ görülebilmektedir. Liman duvarlarındaki taş işçiliği, tiyatrodaki düzenlemeler ve agora çevresindeki bazı sütun kaideleri, bu dönemin en belirgin kalıntıları arasındadır. Assos Dove Hotel'in bulunduğu liman bölgesi de kısmen bu Roma altyapısının üzerine inşa edilmiştir.