Yaklaşık 3 kilometre uzunluğuyla Assos surları, Anadolu'nun en iyi korunmuş antik savunma sistemleri arasında gösterilmektedir. MÖ 4. yüzyılda inşa edilen bu görkemli yapı, kenti çepeçevre sararak tepeden limana kadar uzanmaktadır.
Tarihin büyük bir bölümünde şehirler, hayatta kalmayı surlarının kalınlığına borçluydu. Assos da bu gerçeği eksiksiz anlayan bir kentti; bugün hâlâ ayakta duran surları, antik mühendisliğin en etkileyici örneklerinden birini oluşturmaktadır.
Surların İnşası ve Teknik Özellikleri
MÖ 4. yüzyılda, büyük olasılıkla Hermias döneminde inşa edilen Assos surları, yaklaşık 3 kilometre uzunluğu ve 14 metre yüksekliğiyle kenti tam anlamıyla çevrelemektedir. Surlar yerli andezit taşından, kuru duvar tekniğiyle yani harç kullanılmadan örülmüştür. Bazı bölümlerde duvar kalınlığı 3 metreyi bulmaktadır. Sur boyunca düzenli aralıklarla yerleştirilen kuleler, savunmacılara düşman kuvvetlerine boylu boyunca ateş etme imkânı sunuyordu.
Kuzey Kapısı: Muhteşem Bir Giriş
Assos surlarının en iyi korunan bölümü, güçlü iki kule arasında yer alan kuzey kapısıdır. Bu kapı, kente ana kara yolundan giriş sağlıyor ve tökezletme taşlarıyla güvenli geçişi düzenliyordu. Kapının üzerindeki arşitrav, antik dönem işçiliğini günümüzde de açıkça yansıtmaktadır. Kazılar sırasında kapı yakınında bulunan sikkeler ve seramik parçaları, surların MÖ 4. yüzyıl sonundan itibaren aktif biçimde kullanıldığını doğrulamaktadır.
Surları Yürüyerek Gezmek
Günümüzde surların önemli bir bölümü boyunca yürüyüş yapmak mümkündür. Özellikle kuzeyden başlayıp doğuya uzanan kesim, görece sağlam korunmuş durumdadır. Bu yürüyüş sırasında hem antik mimarinin görkemini yakından görebilir, hem de Ege kıyılarına ve Assos vadisine açılan eşsiz manzaraların keyfini çıkarabilirsiniz. Assos Dove Hotel konukları, rehberli antik kent turlarına katılarak surları uzmanlarından dinleyebilirler.